Karım Zina Yaptı, Boşanmada Ağır Kusurlu Mudur?

Zina her ne kadar halk arasında aldatmak olarak kabul edilse de şartları aldatmadan çok daha ağır olup kanıtlanması zor bir boşanma sebebidir. Daha fazla bilgi almak için "Aldatma Sebebiyle Boşanma Davası" adlı yazımıza bakabilirsiniz. 

Zina, aile hukukunda mutlak boşanma sebeplerinden biridir. Zina boşanma sebebine dayanılarak açılan davalarda hakim, aldatmanın gerçekleştiği ispat edildiğinde boşanma kararı vermek zorundadır.  

Ayrıca hakimin boşanma davası her ne sebeple açılmış olursa olsun nafaka ve maddi/manevi tazminat ile ilgili hüküm verirken tarafların kusur oranlarına dikkat etmesi gerekir.  

Ancak Yargıtay HGK 2024/415 E. 2024/422 K. kararına göre taraflardan birini salt zina gerçekleştirmesi onun kusurlu olduğu anlamına gelmemektedir.  

Karar metni şöyledir: 

“Somut olayda; erkeğin zina mutlak sebebine dayalı açmış olduğu boşanma davasına karşılık kadının nispi nitelikteki genel sebebe dayalı boşanma davası usule uygun şekilde birleştirilerek görülmüş; gerçekleşen olaylara göre kadının zina yaptığı buna karşılık erkeğin de eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, evin aboneliklerini iptal ettirdiği ve manevi anlamda bağımsız konut temin etmediği anlaşılmıştır. Özellikle belirtmek gerekir ki karşılıklı açılan veya birleştirilerek görülmesine karar verilen davalardaki \"boşanma sebebinin\" mutlak veya nispi olması hangi tarafın daha fazla kusurlu olduğunu tayin hususunda bir ölçüt değildir. Boşanma davasında dayanılan boşanma sebebinin; özel, genel, mutlak veya nispi olması, ispat kuralları açısından önem taşıdığından ancak usul hukuku bakımdan dikkate alınması gereken bir husustur. Aynı şekilde eşlerin zina veya hayata kast sebebiyle boşanmalarına hükmedilmesi hâlinde bunun maddi hukuk açısından sonuçlarının düzenleme altına alındığı 4721 sayılı Kanun'un 236/2 nci maddesinden hareketle mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasında kusur kıyaslaması yapılamayacağını söylemek de mümkün değildir. 

Diğer yandan, direnme karar gerekçesinde yer verilen zina yapan kadının boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu sayılması gerektiğine dair görüşe de katılmak mümkün değildir. Unutulmamalıdır ki; kadına yönelik şiddet ve özellikle aile içi şiddet, hukuk sistemleri tarafından göz ardı edilmemesi gereken bir insan hakkı ihlâlidir. Dosyadaki bilgi, belge, ceza mahkemesi kararları ve şiddete ilişkin fotoğraflardan evlilik süresince eşine karşı süregelen şekilde fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılan, bunun yanında manevi anlamda bağımsız konut temin etmeyen ve evin aboneliklerini iptal ettiren erkeğin tüm kusurlu davranışlarına rağmen evlilik birliğinin devam ettiği ve yaşanan sadakatsizlik olayının arkasından ilk davanın erkek eş tarafından açıldığı düşüncesinden hareketle, somut olayda olduğu gibi münhasıran sadakatsiz davranan kadının boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu yargısına varmak ve eşine manevi tazminat ödemesi gerektiğine karar vermek, toplum nazarında kadına yönelik aile içi şiddeti kabullenici bir tutumun göstergesi niteliğinde algılanabilir ve bunun önüne geçilmesi gerekir. 

Gerçekleşen olaylara göre tarafların kusurlu davranışları kıyaslandığında eşlerin eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Kanun koyucu; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşit kusurlu davranışlar sergileyen eşlere, boşanma sebebiyle ekonomik durumda meydana gelecek azalmaları tamamlama borcu yüklememiştir. Hâl böyle olunca kadın eşin ağır kusurlu olduğunun kabulü ile dosya kapsamına uygun düşmeyen bu kusur belirlemesine bağlı olarak erkek yararına manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” 

Görüleceği üzere her somut olayda farklılık göstermekle birlikte evliliğinde sürekli şiddet gören tarafın yaptığı zina eylemi salt kusur olarak kabul edilmemiş ve tarafların eşit kusurlu olduğu kararı verilmiştir.  

“Boşanmada Maddi Manevi Tazminat” başlıklı yazımızda da belirttiğimiz gibi manevi tazminatın belirlenmesinde ilk koşul tazminat talep eden tarafın az kusurlu veya kusursuz olmasıdır.  

Yargıtay kararına konu olan olayda tarafların kusurları eşit kabul edildiği için manevi tazminat kararı Yargıtayca bozulmuştur.  


WhatsApp Destek Hattı