Boşanma davasında tarafların kusurunun belirlenmesi nafaka ve maddi manevi tazminat yükümlüsünün belirlenmesi için önemlidir. Ancak hukukumuzda kusur, her somut olayda ayrı ayrı incelenerek belirlenir.
Bir davranışın kusur olup olmadığına ilişkin incelemeler yapılırken de Yargıtay kararları dikkate alınır. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 08.12.2022 T. 2022/7339 E. 2022/10150 K. sayılı kararı:
“Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, eşinden habersiz borçlanarak ve kredi çekerek hakkında icra takibi yapılmasına ve eve haciz gelmesine sebebiyet veren erkek tamamen kusurlu olup, erkeğin bu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Öyleyse, davacı-karşı davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşulları oluştuğundan, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” hükmünü içerir.
Buna göre eşinden habersiz kredi çekerek borçlanan ve bunun sonucunda da eve haciz gelmesine sebep olan taraf tam kusurlu olarak kabul edilmiştir.
Boşanma davalarında kusur her evlilikte yaşanan olaylar ayrı ayrı incelenerek belirlendiği için hukukumuzda bu konuda netlik yoktur. Bundan dolayı boşanma davalarında hak kayıplarına uğramamak için deneyimli Eskişehir boşanma avukatlarından hukuki destek alabilmek için iletişime geçebilirsiniz.